|
|
YOUTUBE GİRMEK İÇİN TIKLAÇİMEN SUYU ZAYIFLATIYOR 12/8/2008<>10:37 kategori: ILGIN_LER Amerika'yı etkisi altına alan çimen suyu mucizesini Ebru Şallı'dan sonra Halil Ergün de keşfetti. Ergün, çimen suyu 20 günde tam 11 kilo verdi. Halil Ergün aldığı aşırı kilolardan çimen suyu içerek kurtulduğunu açıkladı. Çimen suyu içmenin yanı sıra yoga da yapan ünlü oyuncu, 20 günde 11 kilo vererek...ulaşılması zor bir rekora imza attı. Aynı zamanda Ebru Şallı'nın da formunu borçlu olduğu çimen suyu Amerika'yı ise çoktan etkisi altına aldı. Bu gizli hazineyi keşfeden Amerikalılar fast food'la aldıkları kilolardan çimen suyuyla kurtulmaya çalışıyorlar. Çimen suyu sadece kilo vermek için değil, sağlık için eşsiz de bir kaynak. Amerika'nın bazı şehirlerinde neredeyse her cadde başında bir çimen suyu büfesi görmek mümkün. <- : : Sonraki Sayfa -> KENEDEN KÜPELER 12/8/2008<>10:33 kategori: ILGIN_LER Aylardır gündemden düşmeyen 'kene'ler bujiteri üreticilerine ilham kaynağı oldu. Bursa'da iş yerlerinin camlarına "kene küpe geldi" yazısı asan bijütericiler, özellikle bayanlar tarafından büyük ilgi görüyor.2.5 ytl ücretle alınan küpeler yok satıyor. Gerçekten de keneler kulağımıza küpe oldu...
<- : : Sonraki Sayfa -> 90 LARDA COCUK OLMAK 26/7/2008<>13:18 kategori: ILGIN_LER Büyüdüğümü hissediyorum, hatta bırakın "büyümek" terimini "öküz" gibi oldum desem yeridir. Büyüdükçe "zikeyim böyle hayatı" serzenişlerimiz daha da artıyor. Henüz yolun yarısına gelmedik ama çeyreğini çoktan geçtik sanırım. Geçmişi hatırladıkça bir ağlamaklı oluyorum, o kadar çok özlüyorum ki sormayın gitsin. 90'larda çocuktum. 2 ile 12 yaş aralığım işte 90'lar. Yani tam anlamıyla çocuk olduğum dönem. Aşırı derecede özlem duyduğum dönem. Anımsadıkça hüzünlendiğim dönem. Peki 90'larda çocuk olmak ne demekti? Hatırlayalım da sizi de hüzünlendireyim biraz. ![]() *"Coca Cola kutusu" Evet, hala belki okullarda yapılıyordur ama biz ilkokuldayken Coca Cola kutusunu ayağımızla ezer ve futbol maçı yapardık. Kızlar da diklemesine kutuya ayağını sokar "topuklu ayakkabı" misali yürüyüp, ses çıkarırlardı. *"Apartman zillerine basmak" Nasıl bir heyecandır anlatamam. Hayır, neden basıp kaçıyorduk bilemiyorum ama akşamları arkadaşlarla toplanıp apartmanlara operasyonlar düzenliyorduk. "basıp kaçmak" o zamanlar hayat felsefemizdi. *"Atari oyunları" Tabi o zamanlar ne bilgisayar oyunu vardı adam gibi ne de Play Station. Atariler vardı; en meşhuru da Süper Mario'ydu. 8'inci oyunun 4. bölümünün sonunda prensesi kurtarmak için götümüzü yırtar, tabanca ile televizyondaki ördeklerini nasıl vurabildiğimizi çözmeye çalışırdık.*"Işıklı spor ayakkabılar" Kimin aklına gelmiş, kim icat etmiş bilemiyorum ama bir zamanlar bütün yaşıtlarım ve bende arkasında kırmızı ışık olan ayakkabılarımız vardı. Özellikle gece olunca hepimiz giyip sokaklarda dikkat çekmeye çalışırdık. *"Pazar günü, banyo günü" O zamanlar şimdiki gibi 2 günde bir banyo muhabbetim de yoktu. Haftada 1 gün banyo ederdim ve o gün genelde Pazar olurdu. Ertesi gün okul olduğundan olsa gerek, temiz temiz okula gidelim felsefesi vardı aklımızda. *"Sanal bebekler" Sanal bebeklerimiz vardı, bir küçük oyun kutusu. Bebek, köpek, kedi gibi canlıları önce seçer sonra da başlardık yedirmeye, ara sıra spor yapmaya çıkarırdık. Sanal da olsa canlımız ölünce acayip üzülür, birkaç gün yas tutardık. *"Balık krakerler" Bir balık kraker sevdamız vardı. Bakkaldan genelde en başta balık kraker alırdık. Balıkları bir bir ağzımıza atardık. Ben önce kafasını filan yerdim. Böyle de acayip bir çocuktum.*"Tsubasa ve Sindy" Erkeklerin idolü Tsubasa gibi iyi futbol oynamak, kızların idolü ise Sindy ya da Barbie gibi güzel bir kız olmaktı. Bir de "Heidi" çizgi filmi vardı, sürekli takip ettiğimiz. "Hugo" yu da unutmak olmaz. *"Sulugöz sakızları" Bakkaldan ısrarla aldığımız bir ürün de şüphesiz "Sulugöz" marka sakızlardı. Sakızı arkadaşlarla alır "bakalım hangimiz yüzümüzü ekşitmeyeceğiz" deyip başlardık çiğnemeye. Muhtemelen hepimizin yüzü ekşim ekşim haller alırdı. *"Capri Sun içeceği" Bu içeceği ve "önce hüplet sonra gümlet" felsefesini unutmak olmaz. Alırdık Capri Sun'ı içer ve hangimiz daha çok ses çıkaracak deyip başlardık patlatmaya. Bir de reklam müziği vardı "kapri kaprissan kapris kapris kaprissan" böyle bi'şeydi.Ah mına koyim hayata bak ya. Birisi beni tekrar o günlere götürsün, lütfen :( N'olur lan! :( yok yorum :: link <- : : Sonraki Sayfa -> ZENGİNLİK VE ZEKA;) 26/7/2008<>13:15 kategori: ILGIN_LER
Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir iş için Avrupa'ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra döndü: "Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok" dedi ve ekledi: Adam cebinden Rolls Royce'nin anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: "Çok acelem var. Uçağa yetişeceğim" dedi. Kapıdaki Rolls Royce'mi teminat olarak alabilirsiniz. Kredi işlemleri çok hızlı bir biçimde tamamlandı. Banka Rolls Royce marka otomobili bankanın garajına çekti, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir işadamı ve çok büyük bir servet sahini olduğunu öğrendi. Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun ana parası beş bin dolarla bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sordu: - Siz de bana lütfen söyler misiniz; böyle lüks bir otomobili, New York'ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz? yok yorum :: link<- : : Sonraki Sayfa -> EN YASLI AGAÇ 26/7/2008<>13:14 kategori: ILGIN_LER
500 KİLO MEYVE VERİYOR
<- : : Sonraki Sayfa -> |
|

ek gelir
toplist - evden eve nakliyat - evden eve nakliye - site ekle
sohbet
toplist